CEVİZ 

Türkiye’de Ceviz Yetiştiriciliğinin Bugünkü Durumu

Cevizin gen merkezleri ve anavatanları arasında olan Türkiye ceviz varlığı ile dünyada ilk sıralarda yer almasına rağmen üretim ve ihracatta maalesef istenen yerde değildir. Ancak son 10 yılda ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Son yıllarda aşılı ceviz fidanı üretiminin fidancılık içinde karlı bir üretim kolu haline gelmesi yüzlerce kişiyi aşılı ceviz fidanı üretimine sevk etmiştir. Halbuki daha birkaç yıl öncesine kadar ülkemizde çöğür ağaçlarıyla bahçeler kurulurken, günümüzde aşılı fidan arınır hale gelmiştir. Birçok il ve ilçemizde düzenlenen ceviz şenlikleri Türkiye’de ceviz yetiştiriciliğinin son yıllarda geliştiğini göstermektedir. Ceviz şenliklerinin o yöre cevizciliğine ve o yörenin ceviz kültürünün tanınmasına olan faydaları kuşkusuzdur. Bitlis ili Adilcevaz ilçesi ve Kırşehir ili Kaman ilçelerinde düzenlenen şenlikler bu yörelerimizin ceviz ile hatırlanmasına neden olmuştur. Tokat ili Niksar ilçesinde ise 1999 yılında başlayan geleneksel ceviz şenlikleri yöre cevizciliğinin Türkiye’ye açılan bir kapısı olmuştur.

Özel ceviz fidanlık işletmelerinin devlet tarafından denetlenmesi mutlaka gereklidir. Esasen devletin fidan yetiştirmesi, özel sektör ceviz fidancılığının gelişmesini engellemektedir.Devlet fidan üretim yerine, çoğaltılacak çeşitlerin saptanmasını, göz ve kalem temini ile fidan ile fidan ihracat imkanlarının geliştirilmesi gibi konulara yönelmelidir

1997-1999 yılları itibarıyla ülkemiz özel sektör ceviz fidancılığında üretilen çeşitlerin büyük bir kısmını Yalova çeşitleri oluşturmaktadır. Özellikle Balıkesir, Bursa ve Yalova illeri ile bu yörelerde üretilen fidanların önemli bir kısmı Yalova orijinli fidanlardır. Bu fidanlarda, karasal iklimin hüküm sürdüğü yerlerde soğuk zararı nedeniyle önemli kayıplar gözlenmektedir. Ülkemizin bir çok yöresinde yapılan ve devam etmekte olan ceviz seleksiyon çalışmalarında seçilen tipler değişik ekolojik konumlarda denenerek yeni çeşitler bulunmalıdır. Aslında ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinin geleceği 1997-2000 li yıllar arasında belirlenmiştir. Çoğaltılan çeşitlerin değişik ekolojik koşullardaki adaptasyon yetenekleri araştırılmadan, yüz binlerce ceviz fidanı ülke kaynakları ile çiftçilerimize dağıtılmıştır. Bölgesel ve yöresel şartlar dikkate alınarak çeşit seçimine gidilmemiştir. Ceviz yetiştiriciliğinin geliştirilmesinde devlet uzun vadeli yeni politikalar oluşturmalıdır. Özellikle Tarım İl Müdürlükleri ve Sosyal Yardımlaşma Vakıfları ile yürütülen projelerde binlerce aşılı fidan dağıtılmaktadır. Bu tür projelerden istenilen sonuçların alınması bu projelerin bilimsel bir disiplin içinde yürütülmeleri ile mümkün olacaktır. Uzun yıllar yüz binlerce sayıda dağıtılan fidanların son durumları konusunda çok ciddi endişeler bulunmaktadır.


Türkiye ceviz üretiminde dünyada önemli bir konumundadır. Ülkemizin hemen her bölgesinde ceviz yetiştiriciliği yapılmaktadır. Esasen 1990 lı yıllara kadar ülkemiz için ceviz yetiştiriciliği tanımı yanlış bir kavram olarak düşünülebilir. Çünkü, 1990 lı yıllara kadar ceviz ülkemizde sınır ağacı, erozyon ağacı, gölge ağacı ve hatıra ağacı olarak dikilmiştir. Türkiye’de kapama ceviz bahçeleri 1990 lı yıllardan sonra kurulmaya başlamıştır.


İller bazında ceviz ağacı varlığı ve üretimimizi değerlendirmesinde, iller arasında önemli faklılıkların olduğu gözlenmektedir. 1997 yılı istatistiklerine göre, en fazla ceviz ağırlığına (toplam ceviz ağacı sayısı, adet) sahip illerimiz Artvin (155050), Aydın (110360), Bitlis (152321), Bursa (164055), Çorum (166240), Erzurum(103721), İzmir (129229), Kastamonu (130083), Maraş (160915), Ordu (107624) ve Van (124491) olarak görülmektedir. Meyve veren en fazla ağaç varlığı ise Artvin (104980), Aydın (102365), Bitlis (119991), Bursa (126775), Çorum (115950), Kastamonu (93985), Maraş (112800), Van (76280) ve Karaman (66850) illerinde bulunmaktadır.


Kabuklu ceviz üretiminin en yüksek olduğu illerimiz Aydın (3011 t), Bitlis (3929 t), Bursa (4473 t), Isparta (3225 t), İzmir (3824 t), Kastamonu (4198 t), Karaman (3126 t) ve Zonguldak (3123t)’ dır.


İklim istekleri
Ceviz yetiştiriciliğinde genel ve mikro klima niteliğinde iklim koşulları iyi incelenmelidir. Çeşitlerin iklim gereksinimleri iyi saptanmalı ve özellikle ilkbahar geç donları yönünden risk olmamalıdır. Yüksek yaz sıcaklıkları, kış donları, sisler, yağış miktarı, yağış zamanı ve rüzgar gibi iklim olayları ceviz çeşit seçiminde dikkate alınması gereken hususlardır.Kaliforniya'da değişik ceviz çeşitlerinin değişik iklim faktörlerine karşı tepkileri ayrı ayrı incelenmiştir.

Cevizlerin iklim gereksinimlerinde, cevizin fizyolojik, morfolojik yapıları ile meyve gelişimleri dikkate alındığında oldukça kritik değerlerle karşılaşılmaktadır. Bir bölgede ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli faktörlerin başında ilkbahar geç donları gelmektedir. İlkbahar geç donlarının zararı yanında sonbahar geç don zararları da ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan faktörler arasında sayılabilir. Çok geç yapraklanan ceviz çeşitlerinde vejetasyon süresi kısa olduğu için, olgunlaşamayan sürgünlerin erken sonbahar donlarından zararlandığı da önemli bir gerçektir.

İlkbahar geç donlarından en fazla zarar gören meyve türlerinden olan cevizlerde, tomurcukların kapalı ancak renklendikleri dönemde 30 dakikalık bir süreç için -1Cº ye kadar dayandığı halde elma, armut, şeftali, kiraz, erik ve kayısılarda bu kritik sıcaklığın –4Cº, portakallarda ise –3Cº olduğu belirtilmektedir. Cevizlerin  yine küçük   meyve    döneminde   de -1C den sonra zararlanmaya başladıkları belirtilmektedir. İlkbahar geç donlarından sadece dişi çiçeklerin değil erkek çiçeklerin de şiddetli zararlandıkları bildirilmektedir.

Ülkemiz ceviz fidancıları arasında yanlış bir anlayış devam etmektedir. Sert kış iklimli bölgelere son yıllarda çoğaltılmaya başlayan Franquette ceviz çeşidi tavsiye edilmektedir. Franquette ceviz çeşidi geç yapraklanması nedeniyle ilkbahar geç donlarının yaygın olduğu ekolojilere tavsiye edilmelidir. Yukarıda belirtildiği üzere, Franquette ceviz çeşidi dinlenme döneminde, düşük sıcaklıklarda önemli zararlara uğrayabildiği unutulmamalıdır

SULAMA
Tam verime yatmış bir ceviz plantasyonunda ağaçlar yüksek oranda verime sahipseler yıllık sulama suyu ihtiyacı yağışlarla birlikte, ekolojik koşullara göre değişmekle beraber 1200- 1350 mm civarındadır. Sulama periyodu geç ilkbahardan başlayıp hasat sonuna kadar devam eder. Geç sonbahar veya kış sulamaları çok kurak yıllarda veya toplam yağışın çok düşük olduğu yerlerde zorunlu olabilir.

Toprakta gözlenen su sıkıntısı cevizlerde meyve iriliği ve meyve kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tecrübeler ceviz yetiştiriciliğinde yüksek kaliteli iç ceviz üretiminin temelinde en önemli faktörlerin başında sulamanın geldiğini göstermektedir.
Cevizlerde meyve gelişiminde çeşitler arası farklılıklar bulunmaktadır

GÜBRELEME
Bitki Besin Elementleri Gereksinimi
Cevizler için değişik bitki besin elementleri içerik düzeyleri Çizelge 1.’de sunulmuştur. 
 Çizelge 1. Cevizler için bitki besin elementlerinin düzeyleri

Ceviz bahçelerinde yapılacak bir gübreleme programında mutlaka yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır. Verilecek gübre miktarının saptanmasında yaprak örneklerinden alınacak sonuçlar önemli bilgiler içerecektir. Gübreleme pahalı bir işlemdir. En kısa zamanda standart ceviz çeşitlerimizin bitki besin elementlerine karşı tepkilerini belirleyecek araştırmalara gereksinim duyulmaktadır. Niksar ekolojik koşullarında incelenen standart ceviz çeşitleri ile kurulu bir plantasyonda, yaprak bitki besin element içerikleri:
N % 1,25-3,25, P %0,15-0,43, K % 1,25-3,25, Ca % 0,75-1,19, Zn 20-77,5 ppm, Mn 15-100 ppm, Na 83-252 ppm Fe ise 80-290 ppm arasında değişmiştir.

Ceviz Hastalıkları
Bakteriyal yanıklık
Xanthomonas campestris pv. juglandis(Pierce) Dye
Kök kanseri
Agrobacterium tumefaciens (Smith & Townsend)Conn
Derin kabuk kanseri
Erwinia quercina pv. rubrifaciens(Wilson et al.) Dye = E. rubrifaciens Wilson et al.
Yüzeysel kabuk kanseri
Erwinia nigrifluens Wilson et al.
Antraknoz
Gnomonia leptostyla (Fr.:Fr.) Ces. & De Not.
(anamorf: Marssonina juglandis (Lib.) Magnus)
Armillaria kök boğazı ve kök çürüklüğü
Armillaria mellea(Vahl:Fr.) P. Kumm.
(anamorph: Rhizomorpha subcorticalis Pers.)
Dal solgunluğu = (Branch wilt )
Hendersonula toruloidea Nattrass
(synanamorph: Scytalidium sp.)
Siyah çizgi hastalığı
Cherry leaf roll virus
Tüylü yaprak lekesi = (Downy leaf spot )
Microstroma juglandis (Berenger) Sacc.
Phymatotrichum Kök Çürüklüğü= (Phymatotrichum root rot (cotton root rot) Phymatotrichopsisomnivora (Duggar) Hennebert         = Phymatotrichum omnivorum Duggar Phytophthora çürüklüğü = (Phytophthora crown and root rot) Phytophthora spp. P. cactorum (Lebert & Cohn) J. Schröt. P. cinnamomi Rand P. citricola Sawada P. citrophthora (R.E. Sm. & E.H. Sm.) Leonian P. cryptogea Pethybr. & Lafferty P. drechsleri Tucker P. megasperma Drechs. P. nicotinae Breda de Haan var. parasitica (Dastur) G.M. Waterhouse        = P. parasitica Dastur Phytophthora gövde ve dal iskelet kanseri = (Phytophthora trunk and scaffold branch canker ) Phytophthora cactorum (Lebert & Cohn) J.Schröt. P. citricola Sawada P. citrophthora (R.E. Sm. & E.H. Sm.) Leonian 
Yaprak klorozu
Demir noksanlığı
Marjinal yaprak nekrozları
Bor ve/veya Klor toksitesi
Ufak yapraklılık
Çinko noksanlığı
Kabuk deliği


Ceviz Zararlıları
Nematotlar
Pratylenchus vulnus Allen & Jensen
Paratylenchus spp.
Criconemella xenoplax (Raski) Luc & Raski
Meloidogyne spp.
 
 
Zararlılar
Kabuk sineği
Rhagoletis completa cresson
İç kurdu
Cydia pomonella
Avrupa kırmızı örümceği
Panonychus ulmi
Amerikan beyaz kelebeği
Hyphantria cunea
Ceviz afidi
Chromaphis juglandicola
Webspinnig sipder mites
Tetranychus urticae, Tetranychus pacificus
Pacific flatheaded borer
Chrysobothres mali
bakteriyel yanıklık
Xanthomonas compestris p.v. juglandis
Taçlı  gal
Agrobacterium tumefaciens
meşe kök çürüklüğü
Armillaria mellea
Antraknoz
Gnomonia leptostyla
Kök çürüklüğü
Phytophthora spp
Yeşil kabuk sineği
Rhagoletis completa cresson
ceviz iç kurdu
Cydia pomonella

DERİM
Derim ve Sonrası

Cevizlerde derim, iç ceviz ve yeşil kabuğun olgunlaştığı dönem olarak kabul edilir. Kalin açıldığı ve sert kabuktan ayrıldığı dönem yeşil kabuğun olgunlaşma belirtileridir. İç cevizin olgunluk belirtisi ise; iç ceviz ile sert kabuk arasında bulunan paket dokusunun kahverengileşmeye başladığı dönemdir. Çoğunlukla yeşil kabuk, iç cevizden daha geç olgunlaşır. Derimin iç ceviz olgunluk zamanında yapılması, bu dönemde iç cevizin açık renkli olması nedeniyle iç cevizin ticari değerini artıracaktır. Ancak yetiştirici eğer derim için yeşil kabuğun olgunlaşma zamanını beklerse çok ciddi kalite kayıpları olacaktır.

Derim sonu işlemlerinin geciktirilmesi
Derim edilen meyvelerin toplanması, yeşil kabuktan ayrılması ve meyvelerin kurutulması mümkün olduğu kadar hızlı olmalıdır.Bahçe yüzeyinde kalan meyveler önemli kalite kayıpları içerirler. Önemli kalite kayıpları derimden ilk 9 saat sonra gerçekleşir.

Güneş altında kalan meyvelerde, 32ºC ve yukarı sıcaklıklar iç renginde önemli bozulmalara neden olur.  Gölgede  kalmış   meyvelerin ise 38ºC de içleri kararır. Derimde meyve kalitesini etkileyen diğer önemli bir faktör ise, yeşil kabuğun meyve üzerinde kalma süresidir.
Yeşil kabuk, sıcaklığı artırır. Bu nedenle yeşil kabuğun en kısa sürede meyveden ayrılması ve meyvenin temizlenmesi gerekir. Eğer meyve derim edildikten sonra bahçeden toplanamayacaksa, ağaç üzerinde bırakılması iç ceviz kalitesi yönünden daha yararlı bir uygulama olacaktır. Hasat edilecek meyve miktarını belirlerken toplama ve yeşil kabuktan ayrılma işleminin geciktirilmemesi esas alınmalıdır. Hasattan hemen sonra, yeşil kabuğun meyveden ayrılması kalite kayıplarını azaltacağı için, kalin ayrılacağı miktarda meyvenin derimi kaliteyi artıracaktır. Yine nemli yüzeyde kalan meyveler ağaç üzerinde kalan meyvelere göre iç kurduna daha duyarlıdır.

Sonuç olarak ceviz yetiştiriciliğinde derim, verim, iç ceviz kalitesi ve iç ağırlığı yönünden dikkat edilmesi gereken birçok işlemleri içermektedir. Derim zamanı ve derim yöntemi yönünden gereken titizlik gösterilir se karlı bir yetiştiricilik için bir adım daha atılmış olacaktır.
 
Derim sonrası  Meyve deriminden sonra kalite kayıplarını en aza indirmek amacıyla en hızlı şekilde yeşil kabuğun sert kabuktan ayrılması zorunludur. Çeşitler arası farklılıklar da dikkate alınarak, derim zamanı eğer yeşil kabuk ile paket dokusu kahverengileşme dönemi arasında eğer önemli bir zaman gecikmesi söz konusu ise zaman kaybetmeden cevizler ağaçtan indirilmeli ve yeşil kabuğun kavlatılması işlemine geçilmelidir. İç ceviz kalitesindeki bozulmaları önlem amacıyla günün serin saatlerinde toplanan yeşil kabuklu meyveler zaman geçirilmeden kallerinden temizlenmelidir

CEVİZİN ÇOĞALTILMASI
Ceviz Fidanı Yetiştirme Teknikleri

Aşı ile çoğaltma
Cevizin başarılı bir şekilde vejetatif yollarla çoğaltılma-sında en çok kullanılan yöntem aşı ile çoğaltmadır. Cevizin çelik, daldırma ve doku kültürü ile çoğaltmada başarısı çok düşük olup, bu yöntemlerle çoğaltma ekonomik değildir. Günümüzde cevizin vejetatif yollarla çoğaltılması denilince akla gelen ilk çoğaltma yöntemi, aşı ile çoğaltmadır.

Çöğür yetiştiriciliği
Ceviz fidanı yetiştiriciliğinde aşı ile çoğaltmada anaç oluşturulacak kısım tohumdan yetiştirilir. Çöğür yetiştiriciliği esasında kolay gibi görünse de bilgi ve beceri isteyen, önemli bir iş gücü gerektiren bir aşamadır. Çöğür yetiştiriciliğine geçmeden önce uygun tohum kaynaklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Ülkemiz meyveciliğinde ihmal edilen konuların başında anaç gelmektedir. Ceviz çöğürü yetiştiriciliğinde, özellikleri bilinen tohum kaynaklarının belirlenmesi mutlaka zorunludur.

Katlama
Ceviz tohumları çimlenebilmeleri için, belli bir düşük sıcaklıkta belli bir süre dinlenmeye ihtiyaç gösterirler. Tohumlarda dinlenme, embriyo dinlenmesi ve tohum kabuğundan ileri gelen dinlenme şeklindedir. Dinlenme şekilleri aynı anda da bulunabilirler. Dinlenmenin kaldırılması, çimlenmenin artırılması ve kolaylaştırılması amacıyla yapılan katlama, ceviz gibi pahalı olan tohumlarda mutlaka yapılması gerekli bir uygulamadır.
Cevizlerde çimlenmeyi kolaylaştırıcı işlemler de yapılabilir. Bunlar arasında, ceviz kabuğunun çatlatılması, H2SO4, HCI, NaOH ve KOH çözeltileri ile sert kabuğun aşındırılması mümkündür. Ancak katlamanın yeri, çöğür yetiştiriciliğinde çok önemlidir.

Saçak köklü tüplü ceviz fidanı yetiştiriciliği
Cevizin yeni kök oluşturma yeteneği zayıftır. Kazık kök sistemine sahip bir ceviz fidanı dikildiği zaman, toprakta yeterli nem bulamaz ise kuruyacaktır. Saçak kök sistemi zayıf olan ve erken uyanan ceviz fidanları dikimi müteakip kuruyacaklardır. Bu nedenle eğer ekolojik koşullar uygun ise sonbahar dikimi, ceviz fidanlarında tutma oranını artıracaktır. Kazık kök nedeniyle karşılaşılacak sorunların çözümü için tavsiye edilecek önerilerin başında saçak köklü ceviz fidanı yetiştiriciliği gelmektedir. Saçak köklü ceviz çöğürü-fidanı yetiştiriciliği katlama yapılan işletmelerde çok kolay olarak uygulanacak bir işlemdir.
Katlanmadan çıkartılacak tohumlar, tohum parsellerine dikilmeden önce, saçak köklü ceviz çöğürü yetiştirilmek amacıyla kök ucu kesimleri yapılır.

Çimlenen ceviz tohumlarda kök ucu kesme uygulaması ve tüplü yetiştiricilik sayesinde saçak kök sistemi teşvik edilmekte, çöğürlerin gövde çapları artmakta, çöğürlerin söküm işleri kolaylaşmakta, sökümden sonra canlı kalan çöğür yüzdesi artmakta, fidanların bakımı kolaylaşmakta ve fidanların tüplü olarak daha sağlıklı taşınmalarına imkan sağlanmaktadır.
 
Ceviz tohumların dikiminde iki noktaya dikkat etmek gerekecektir.
a. Tohum dikilecek derinlik
b. Tohum dikim şekli

Derin dikilen tohumlardan yetişen çöğürlerin, normal derinlikte dikilenlere göre daha yavaş ve zayıf gelişen çöğürler yetiştirdiği bildirilmektedir. En ideal dikim derinliğinin 5-10 cm arasında olabileceği söylenebilir. Kumlu topraklarda derin, killi ve ağır topraklarda ise yüzeysel dikim tercih edilmelidir.
Cevizin meyve şekli nedeniyle tohumun çimlenmesinde ve çimlenen tohumda ise kökçük ve sürgün ucunun çıkış şeklinde, tohum dikim şekli önemlidir. Bilindiği gibi ceviz, sert kabuklu bir meyvedir. Yanakların birleştiği çizgili yer aşağıya, yanakların ise yana gelecek şekilde bir dikim şekli en ideal dikim şekli olacaktır.
 
Aşı başarısı, fidan randımanı ve fidan kalitesini etkileyen aşı öncesinde alınması gerekli önlemler
 
Önceki bölümlerde de belirtildiği üzere, meyve türleri içinde aşı ile çoğaltılması en zor olan meyve türlerinin başında ceviz gelmektedir. Cevizin aşı ile çoğaltılmasını zorlaştıran anatomik, morfolojik ve ekolojik özellikler bulunmaktadır. Cevizlerde aşı başarı oranını olumsuz yönde etkileyen faktörlerin başında aşı ekolojisi gelmektedir. Bilindiği gibi ceviz aşılarında kallüs oluşumu için 27 oC gibi çok yüksek bir sıcaklık gereksinimi bulunmaktadır. Eğer aşı zamanı 27 oC lik bir ekoloji sağlanamaz ise diğer koşullar optimum olsa da aşıdan yüksek bir başarı beklemek hayal olacaktır. Gerek iç mekan ve gerek se dışarıda yapılacak olan aşılarda 27 oC lik sıcaklığın sağlanması veya yakalanması mutlaka gereklidir. İç mekan aşıları kontrollü koşullarda yapıldığı için kallüs oluşumu için optimum sıcaklığın yakalanması kolay olacaktır. Ancak dışarı aşılarında aşı gerekirse 27 oC ye ulaşılıncaya kadar geciktirilmelidir. Eğer dışarı aşılarında yeterli kallüs oluşumuna olanak sağlayacak olan yeterli yüksek sıcaklığa ulaşmada problem olursa ve aşı zamanının da geçmesi söz konusu ise basit tedbirlerle aşı bölgesinin sıcaklığını artırmak mümkün olabilir. Bilindiği gibi koyu renkli ortamlar güneş ışınlarını dolayısıyla ısıyı absorbe etme özelliği taşımaktadırlar. Bu özellikten yararlanarak, aşı bölgesinin sıcaklığını birkaç derece yükseltmek mümkündür. Eğer aşı bölgesi koyu renkli, hava geçirgenliği olan bir eleman ile sarılır ise gündüz hem ısı aşı bölgesinde artacak ve hem de gece, gündüz tutulan ısının korunmasına olanak sağlayacaktır. Sıcaklık eksikliğinde uygulanan bu yöntem aşı zamanı aşırı sıcaklıkların yaşanması durumunda ısının kallüs hücrelerini korumak amacıyla da kullanılabilmektedir. Aşı zamanı eğer yüksek sıcaklıklar yaşanırsa yapılacak en pratik önlem beyaz renkli hava geçiren örtülerle aşı bölgesini sarmak olacaktır.

Aşı başarı oranını etkileyen diğer önemli bir ekolojik faktör ise nemdir. Bilindiği gibi esasen iki yara yüzeyinin birleştirilmesinden ve kaynaştırılmasından farklı bir şey olmayan aşı uygulamalarında yara yüzeyinde kallüs hücreleri oluşmaktadır. Gözün veya kalemin canlı kalmasının tek koşulu, göz veya kalemin anaç ile bağlantısı kuruluncaya kadar kendisini koruyacak yeterli miktarda neme sahip olmasına bağlıdır. Göz veya kalemin korunması kadar önemli olan bir başka husus ise su içeriği yüksek olan kallüs hücrelerinin canlılıklarını koruyabilmeleri için yine yüksek miktarda nemin bulunma zorunluluğudur.

Aşı başarı oranını etkileyen diğer önemli bir faktör ise ceviz bitkisine özgü olan kanama olayıdır. Özellikle kuvvetli gelişen ve daha yaşlı olan ceviz çöğürlerinde şiddetli olarak gözlenen kanama (öz suyu akışı) aşıda boğma etkisi göstererek aşıda kaynamayı engellemektedir. Aynı yıl aşıya gelecek düzeyde gelişen çöğürlerde, kanama olayı daha az olmaktadır. Eğer bir yörede aynı yıl aşıya gelecek kuvvette çöğür gelişimi sağlanamıyor ise yapılacak en yayarlı uygulama ikinci bahar başlangıcında çöğürleri toprak seviyesinin biraz yukarısından tepe vurma ile o yıl daha kuvvetli sürgün gelişimine olanak sağlamak olacaktır. Böylece çöğürlerin altı iki yıllık olmasına karşın üstü bir yıllık olan sürgünlerde kanama daha az olacak, ayrıca kalemin kabuk kalınlığı ile anacın kabuk kalınlıkları benzer olacaktır. Kanama sıvısı içinde Juglon adlı bir kimyasal bulunmaktadır. Juglon, kallüs oluşumu üzerine toksik etkide bulunarak aşı başarı oranını düşürmektedir. Cevizlerde kanamanın aşı başarısı üzerine olan etkisini saptamak amacıyla Paradox x J.regia kombinasyonunda yapılan bir denemede kanama olan dönemde ki aşı başarı oranının % 21, kanamanın kesildiği dönemdeki aşı tutma oranının ise % 83 olduğu belirlenmiştir. Kanamanın aşılardaki olumsuz etkilerini gidermek amacıyla yapılacak en uygun işlem aşı öncesi çöğürlerde tepe kesimidir. Kanama şiddetine bağlı olarak kanamanın durmasını sağlamak amacıyla tepe kesme işlemi aşıdan 20-30 gün önce yapılmalıdır. Tepe kesme işleminin gözün takılacağı yönün tersine eğimli olarak yapılması yarar sağlayabilir.

Aşıda başarıyı etkileyen diğer önemli bir nokta ise aşılama zamanıdır. Dışarı aşılarında başarıyı sınırlayan bir faktör olarak karşımıza çıkan aşı zamanı ekolojik koşullara bağlı olarak coğrafik bölgelere göre değişim sunmaktadır.
 
Aşı uygulama teknikleri
Cevizlerde kullanılan göz aşı metotları arsında en yaygın kullanılan metotlardan yama göz aşısı yüksek başarı sağlayan bir metottur. Kalem aşılarından dilcikli aşı metodu yaygın olarak kullanılan diğer bir metottur. A.B.D. ceviz yetiştiricililiğinin çok hızlı bir şekilde gelişmesinin nedenleri arasında dilcikli aşı metodunun bu ülkede cevizlerin çoğaltılmasında başarılı bir şekilde uygulanmış olmasının önemli bir yeri vardır. Göz ve kalem aşılarının yapılma zamanları Çizelge 2’de özetlenmiştir.

Çizelge 2. Göz Kalem Aşıları İçin Aşılama Sezonu

Göz aşıları
Yama göz aşısı (Şekil 2)
Gerekli Malzemeler
1. Kalemlerin nemini muhafaza edecek buz kutusu
2. İki ağızlı keskin bir aşı bıçağı
3. Aşı bağı

Şekil 1 : Yongalı göz aşısı

Şekil 1 : Yongalı göz aşısı

Kalem Aşıları
Dilcikli ve dilciksiz aşılar (Şekil 5 a,b,c)
Dilcikli aşı için gereksinim duyulan alet ve ekipmanlar:
Kalemin soğukluğunu ve nemini muhafaza etmek için buz kutusu
Keskin bir bıçak
Geniş plastik bant veya vinil aşı bağı
Plastik torba veya alimünyüm foyle
Aşı macunu

Şekil 3 : Dilciksiz aşı

Şekil 4 : Yarma aşı

Kabuk aşısı
Kabuk Aşısı İçin Gereksinim Duyulan Ekipmanlar
Kalemin soğukluğunu ve nemini muhafaza etmek için buz kutusu
Budama testeresi
Budama makası
Keskin aşı bıçağı
18 numara ince başlı çivi
Küçük çekiç
Alimünyum folyo ve 1 litrelik naylon torbalar

Şekil 5 : Kabuk aşı

Şekil 6 .Kakma aşı

Türkiye Ceviz Yetiştiriciliğinde Kullanılan Çeşitler

Ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde kullanılan ceviz çeşitlerinin özellikleri değişik kaynaklardan derlenmiştir. Çeşitlerin değişik ekolojik koşullarda farklı performans gösterecekleri bilinen bir gerçektir.

Yalova 1
Ortalama meyve ağırlığı 15,5 g, iç ağırlığı 7,5 g, iç oranı % 48 iç ceviz yağ oranı %70, iç ceviz protein oranı % 23 olup. taze ve kuru tüketimde kullanılabilen bir çeşittir. Eylül sonlarında hasat edilen çeşidin çiçeklenme tipi protandridir. Çeşit için tavsiye edilen tozlayıcılar, Yalova 4 ve Şebin ceviz çeşitleridir.

Yalova 2
Ortalama meyve ağırlığı 16,5 g, iç ağırlığı 7,6 g, iç oranı % 46 iç ceviz yağ oranı %68 iç ceviz protein oranı % 18 olup taze tüketimde kullanılabilen bir çeşittir. Eylül sonlarında hasat edilen çeşidin çiçeklenme tipi protogenidir. Bu çeşitte fidan üretimi Tarım Bakanlığı Yetkilileri’nin ifadesine göre durdurulmuştur.

Yalova 3
Ortalama meyve ağırlığı 12,1 g, iç ağırlığı 6,4 g, iç oranı % 53 iç ceviz yağ oranı %71 iç ceviz protein oranı % 21 olup kuru tüketimde kullanılabilen bir çeşittir. Eylül sonlarında hasat edilen çeşidin çiçeklenme tipi protandridir. Çeşit için tavsiye edilen tozlayıcı çeşit, Yalova 1’dir.

Yalova 4
Ortalama meyve ağırlığı 12,9 g, iç ağırlığı 6,8 g, iç oranı % 53 iç ceviz yağ oranı %73 iç ceviz protein oranı % 17 olup kuru tüketimde kullanılabilen bir çeşittir. Eylül sonlarında hasat edilen çeşidin çiçeklenme tipi homogamidir.
 
Şebin
Şebin ceviz çeşidi Şebinkarahisar İlçesi Kırkgöz mahallesi orijinlidir. Çeşidin orijinindeki ortalama meyve ağırlığı 9,40 g, iç ağırlığı 6,60 g, iç randımanı % 63 ve yağ içeriği ise % 69,40 olarak belirlenmiştir . Çeşidin Tokat İli – Niksar İlçesi Ekolojik Şartlarında ortalama meyve ağırlığı 11,36 g iç ağırlığı 7,44 g iç randımanı % 65,14 ve yağ içeriği ise % 67 olarak saptanmıştır. Niksar Ekolojik koşullarında çeşitte salkımda 2-4 adet meyve ve yan dallarda ise % 30-40 arasında meyve teşekkülü tespit edilmiştir Eylül sonlarında hasat edilen çeşidin çiçeklenme tipi protantridir. Çeşidin ağaçları yayvan bir taç gelişimi sunar. Çeşit için tavsiye edilen tozlayıcı çeşit Bilecik ceviz çeşididir.
 
Şebin çeşidini değerli kılan önemli bazı özellikler
Diğer standart yerli çeşitlere göre daha yüksek verim
Erken meyveye yatma
Salkımda en az 2-4 adet meyve sayısı
İnce kabuk
İç cevizin kabuktan kolay ve bütün olarak çıkması
Açık renkli iç ceviz
Düşük oranda iç büzüşmesi

Çeşidin olumsuz özellikleri
İç kurduna hassasiyet
Kurağa hassasiyet
Güneş yanıklığına hassasiyet
Kabuğun çok kolay kırılması nedeniyle taşınmada karşılaşılan zorluklar.
 
İç kurdu, sulama ve güneş yanıklığına dikkat etmek şartıyla Şebin cevizi çeşidinin şimdilik iyi özelliklere sahip ve karlı bir çeşit olduğunu söylemek mümkündür.

Bilecik
Ortalama meyve ağırlığı 10,4 g, iç ağırlığı 5,2 g, iç oranı % 50 iç ceviz yağ oranı % 62, iç ceviz protein oranı % 12 olup. kuru tüketimde kullanılabilen bir çeşittir. Eylül sonlarında hasat edilen çeşidin çiçeklenme tipi protogenidir. Bilecik ceviz çeşidi ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde daha çok Şebin ceviz çeşidi için tozlayıcı çeşit olarak kullanılmaktadır. Çeşit iç kurduna Şebin ceviz çeşidine göre daha dayanıklıdır. Geç yapraklanması nedeniyle Yalova çeşitlerine göre ilkbahar geç donlarına karşı daha toleranslıdır.Çeşit için tozlayıcı çeşit olarak şebin ve Yalova 3 çeşitleri tavsiye edilmektedir.

Keşap Ziraat Odası © 2006  Tasarım: Ajans TÜRK | Gizlilik İlkemiz | Hukuki Şartlar