Yazarın Arşivi

                                                   SAYIN FINDIK ÜRETİCİLERİM

       Fındık denildiğinde aklınıza doğal olarak ,evinizin önündeki bahçenizden ürettiğiniz fındık çeşitleri gelir.Bu doğrudur.Bu tanımlama sadece adı ve şekli ile tanımlama veya hatırlamadır.Bu tanımlamanın dışında nitelik ve nicelik açısından ve sosyal hayatımıza ve ticaretimize yapmış olduğu olumlu veya olumsuz katkılar açısından global açıdan,dünya rekabeti açısından kısaca her türlü konjöktör gereği fındık;bazen bir sevinç,bazen bir hüzün,bazen bir övgü bazen de bir yergi kaynağı oldu,Ne onunla her zaman mutlu,ne de onsuz yapabildik.Yani ne onunla ,ne de onsuz mutlu olamadık,Ürettik satamadık,Sattık zannettik parasını alamadık.Emanete yüksek fiyattan verdik parasını alırken hem horlandık hem de en düşük fiyattan aldık.Tabi ki bu arada ihtiyaçlarımız karşılamak maksadıyla borçlandıkça borçlandık.Bu ve buna benzer daha bir çok nedenlerle fındığın içini hep bir kurt dalda olduğu gibi pazarda da kemirdi yedi.Elimizde sadece kabuğu kaldı diyemeyeceğim zira baktım oda yakacaklarımız arasında yoktu.Sadece elimizde fındığın zürufu ve gönlümüzde tatlı hayali.kaldı Bu nedenlerle hırslandık öfkelendik suçluları bulmaya karar verdik.Karar verdik amma,fikirde birlik değildik,konuyu da iyi bilmiyorduk,Herkes konuyu istediği gibi yorumluyor,bilende bilmeyen de hep siyaseten konuşuyordu,sonunda öğle hal aldı ki,Üretici ve üretici temsilcileri suçlu gösterildi.
 

     Bunlardan Fiskobirlik sosyal hayatımızda asli görevi ile değil de fiskos birlik olarak tanınmaya başlandı. Bu arada sap ile saman birbirine karıştı.Kim haklı kim haksız ayırmak mümkün olmadı Sonunda toplum iki kutuba ayrıldı Hükümet yani Adalet ve Kalkınma partisi ve diğerleri.Hala birbirlerine bir üstünlük sağlamış değiller.Nedenlerinden biri de kutuplarda yer alanların sayısal  oranı Giresun için % 50, yani kuvvet açısından nötürler.Doğruları biz üreticiler biliyor ve her fırsatta söylüyoruz amma;siyasi ikbal peşinde olanlar bu kargaşada bizi ya duyamıyor, veya duymak istemiyordu Sonunda öğle duruma geldik ki; taşı yukarı doğru attık ve kafamızı altına tuttuk.yani kafamız yarıldı.Sonuç mu ?.sonuç; hep birlikte olduk fındığın fiyatını üç yeteleden de aşağılara indirdik. Biz üreticiler bu olguların ve ayrışmanın dışında kalarak ve doğru sebeplerden yola çıkarak;

 

     Zaman,zaman fındığın içini yiyen kurdu aradık hala bulamadık.Zaman zaman önder ve öncülerimize kızdık,amma her zaman ülkeyi yönetenlere bel bağladık.Yine de gönlümüzden geçenleri fındık adına yıllarca elde edemedik.Yani yıllarca hep hüzün hep hüsran.,yine bu kez de olmadı. Peki diyeceksiniz ki o zaman neden?.bunlardan birkaçını sayalım.

       Önce üreticiden başlayalım.İşin kolayına kaçıyor,modern üretim yapmıyor,aldığı ürün ile yetinmeye çalışıyor,teknoloji ve ek çalışmayı kabul etmiyor.Modern kültürü değil, mono kültürü devam ettiriyor.Fikri kendisi üretmiyor rivayete dayalı olarak kendini yönlendiriyor.Yani modern dünyaya kendini kapatmış,kendisinin bildik dünyasında yaşamaya çalışıyor.Öyle veya böyle,az veya çok üretiyor amma satmasını bilmiyor.Bir yere gel birlikte olalım diyorsun amma;geçmişte hep aldatılmış onun için güvenmiyor.Doğrusu;birçoğu kararsız amma bizler onlara güven verirsek başta siyasi ve yöneticiler olmak üzere çoğulcu katılımı sağlayacağımız kanaatindeyim.Bunun için önce yönetenler düzelecekler.

       Ya yönetenlerimiz mi?;onlar l983’den bu güne tadar fındığın sorunlarını doğru olarak tespit etmişler,bu hususta yasalar çıkarmışlar,yönetmeliklerini çıkarmayarak yasanın gerekçesine aykırı harekete çanak tutmuşlar,yıllar sonra yönetmeliklerini çıkarmışlar amma asla uygulamamışlar,hala da uygulamamaya devam etmektedirler.Bir yönetim ki kendi çıkardığı kanunları kendileri uygulamıyor ise orada hak ve adaletten bahsetmek ne mümkün kısaca iktidar olmuşlar amma muktedir olamamışlar Beni bağışlasınlar bir kavram kargaşası içindeyim.Acaba diyorum;.bu hükümetler yürütmek için değil de yürütmemek için mi oradalar? .Bu sadece fındık konusunda değil her konuda böyle.Türkiye kuralsızlıklar cenneti.oldu Her yapanın yaptığı yanına kar kalıyor Kuralsızlığı kural haline getirdik,kurala uyanlara da abdal gözü ile bakıyoruz Onları ayıplıyoruz.Her konuya fevri ,siyaset ve hamasetle yaklaşıyor ,bütün konuları siyasetin çözeceğini zannediyoruz.Daha önce hükümet etmiş ve şimdi hükümet etmekte olanlardan önlerinde duran fındık mevzuatını ve uygulanması gereken kendi çıkardıkları yasaları dahi uygulamayanlar son zamanlarda da fındık ve fındıkçının üzerinden gerek yazılı ve gerekse görsel basında ahkam kesiyor hala fındıkçıyı istismar etmeye devam ediyorlar,fındık üzerinden sen-ben kavgasını devam ettiriyor,ve ona buna sataşıyorlar.Fındık ve fındıkçıyı siyasi minder yaparak yıllarca omuzlarımız üzerinde güreş tutanlar,.Artık yorulduk,Sizlerde sayı olarak çoğaldınız.Ayrıca bizlerde yıllara göre daha da güçsüzleştik,sizleri daha omuzlarımızda tartamaz haldeyiz yorgunuz,açız Sizlerden tek istediğimiz şey;mevcut  yasaların ve yönetmeliklerin fındık ve tüm konularda siyasi mülahazalardan uzak kalarak eşit bir şekilde uygulanması ,bu nedenle de,gerek coğrafi gerekse de fiziki açıdan kendileri ile rekabet etmemiz mümkün olmayan ve gerek arz fazlası ve gerekse fiyat politikalarında hep aleyhimize gelişen şartların iyileştirilerek batılı fındık üreticileri ile aramızdaki üretim ve maliyet farkının giderilmesinin sağlanması.Bu da siyaseten mümkün değilse; fındık sorunlarının müsebbibleri olarak; Doğu Karadeniz Bölgesi üreticilerinin dünyada olduğu gibi bir şekilde desteklenmesi ve Giresun kalite fındığın korumaya alınması veya korumaya almaya çalışan Fındık Üretici Birliklerine her konuda yardımcı olunmasıdır.Ayrıca;uygulanmayan mevzuatın eğer uygulanmayacaksa merkezi idareye daha fazla zarar vermeden Devlete itibar açısından bir halel gelmeden yürürlükten kaldırılmalı.Zira bu halk;hükümetlere olmasa bile,Din ve Devlet kurumlarına,onların mensuplarına hala güvenir ve onları direk olarak eleştirmekten de uzak dururlar.  

       İşin diğer boyutu olan tüccar ve ihracatçılara serbest pazar politikası açıcından fazla bir diyeceğim yoktur.Zira onlar olmasa fındığımızın hali daha da beter olacaktır.Amacı kazanmak olan bir tacirin hakkaniyet ölçülerinde kendini sınırlayacağını düşünmek,çok fazla iyi niyetlilik olur.Bu olgu da felsefi açıdan determinizm’e de terstir.Bu gibi konularda iş; kişi ve kurumların insafına bırakılamaz.O noktalarda yani üretici-tüccar-sanayici-ihracatçı zincirinde bir haksızlık ve olumsuzluk var ise;hemen Hükümetler devreye girerek haklar açısından tecavüz söz konusu ise, olayda gayrimeşruluk var ise,ya mevcut yasaları işler hale getirerek.herkesin bu yasalara uymalarını sağlar herkesin meşru hakkını temin ederek birbirlerine zulmetmelerine mani olurlar, veya yasa yok ve yetersiz ise toplumun huzuru,sükunu,mutluluğu.Devletin bekası için yasa önerisi hazırlayarak yasama organına sunar ve yasanın çıkmasını sağlar.Yani hükümetler birer futbol hakemi gibidirler.Bütün mevcut yasaların uygulanmasını Devlet güçleri ve kadroları ile sağlayarak,.oldu bittiyi ve anarşiyi anında önlerler.İşte ne zaman yürütme ve adalet tam olarak görevlerini siyasetten hali olarak yapabilirler ise o zaman ülke ve toplumlarda var olan sorunlarımız bir ,bir hallolacak ve yasa dışılık yerine yasa oturacak ve ülke insanımız başka ülkelerin insanları gibi mutlu ve huzurlu olacaktır.yoksa böyle gittiği sürece mutluluğu beklemek hayal olacaktır.Elbette ki mutluluk bizimde hakkımız,Üretenlerle satanlar yan yana kardeş gibi paylarını adaletle paylaşmalıdırlar.Aslında üretenle satanında kendi aralarında önemli bir sorunları da yok.Sorun var ise ki zaman, zaman oluyor,Sorun gerektiği zaman gerektiği yer ve ölçülerde müdahil olmayan yöneticilerdedir.

       Sevgili üreticilerim.Yukarıda sizlere sorunlarınızın sıralamasını bile yapamadan son günlerde orada burada duyduğunuz ve kafanızı karıştıran bazı konulara satırların elverdiği ölçüde açıklık getirmeye çalıştım.Fındığın sorunu global bir rant sorunu olduğu için bunun içinde her zaman üretici,zaman, zaman her durumdaki ve görevdeki yöneticiler,zaman, zaman hükümetler,zaman, zaman sanayici ve tüccarlar,yine zaman, zaman da ihracatçılarımız ezilmişlerdir.Bundan kurtulmanın yolları hakkaniyet ölçülerine, yani yasaların uygulanmasına,uygulanmadığı durumlarda ise,günümüzde olduğu gibi adaletsizlik kişi ve kurumların güçlülük ve büyüklük oranlarına göre daha güçsüz olanlara doğru yansır.Ülkelerde de  durum bu sıralamadan farklı değildir.Yani fındık pastasından payı herkes gücü oranında alır.Bizim gibi güçsüz üreticiler,veya kendi başına hareket edenler de dibinde kalanı alırlar.Bu konulara müdahil olması gerekenlerden geçmişte olmamışlar  şimdilerde de olmuyorlar amma;hep onlar konuşuyor,.hep onlar biliyor ve hep onlar rağbet görüyorlar Yani Üstat Cenap Şehabeddin’in dediği gibi “Yürüyenlerden çok yerinde sayanlar patırdar” Buradan hareketle; 

       Sorunlarımızın biraz da olsa halli için 5200 “Tarım Üreticileri Birliği Kanunu”hükümleri gereği” Keşap Fındık Üreticileri Birliği”l5.06,2006 gün ve Bakanlığın 239 sayılı olurları ile Keşap ilçe merkezinde kurulmuştur.Amacı;yasanın amacı olan fındık üretimini talebe göre planlamak,ürün kalitesini iyileştirmek,pazara gerekli norm ve standartlara uygun ürün sevk etmek,ürünlerin ulusal ve uluslar arası ölçekte,pazarlama gücünü artırıcı tedbirler almak,ürün,üretici ve fiyatı korumaktır.Bu birlik vasıtası ile amacına uygun işler yaparak özellikle Giresun kalitesi fındığın Pazar payını yükseltmek.tüm üreticilerimizin bu çeşidi seçmesine yardımcı olmak,bu kalite ile pazar marjımızı yükseltmektir.

         Kurucular olarak niyetimiz tamamen halisanedir.Kısaca amacımız üreticilerimizi dünya üreticileri ile ,birlik ve kooperatiflerimizi de dünyadaki emsalleri ile yarışır hale getirmektir.Henüz kuruluşumuzu tamamlayamadık.Kurumlaşma çabası içindeyiz Bu konuda geceli gündüzlü çalışmaktayız.İnşallah üreticilerimizin 2006 yılı fındığının satışında yardımcı oluruz.Tüm gayretlerimiz bu yöndedir.Bu konudaki çalışmalarımızla ilgili sizlere gerek bu sütunlarda gerekse üretici mektubu veya GSM yolu ile zaman, zaman ihtiyaç duyulduğunda özellikle birlik üyelerine bilgi verilecektir.Bu Birlik vatana,millete ve Keşap fındık üreticilerine hayırlı ve uğurlu olsun.

     Hepinizi bu iyi duygu ve düşüncelerimle selamlıyor,sorunsuz ve sağlıklı bir üretim yılı geçirmenizi diliyor saygı ve sevgiler sunuyorum.03.07.2006                                                                        
 

                                                                                                               Mustafa ŞAHİN

Keşap Ziraat Odası © 2006  Tasarım: Ajans TÜRK | Gizlilik İlkemiz | Hukuki Şartlar